Küresel ekonomi ve enerji piyasalarında artan riskler karşısında Uluslararası Enerji Ajansı, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası önemli bir adım attı. Üç kurum, Orta Doğu’daki savaşın etkilerini yönetmek amacıyla ortak bir koordinasyon grubu kurma konusunda anlaşmaya vardı.
Washington merkezli yapılan ortak açıklamada, bölgedeki çatışmaların yalnızca yerel değil küresel ölçekte ciddi ekonomik sonuçlar doğurduğu vurgulandı. Özellikle enerji piyasalarında yaşanan gelişmelerin, son yılların en büyük arz sıkıntılarından birini tetiklediği ifade edildi.
Açıklamada, krizden en fazla etkilenen kesimin enerji ithalatına bağımlı ülkeler olduğu belirtilirken, düşük gelirli ekonomilerin bu süreçte daha ağır bir yük taşıdığına dikkat çekildi. Petrol, doğal gaz ve gübre fiyatlarındaki artışın, doğrudan gıda maliyetlerine de yansıdığı ve küresel enflasyon baskısını artırdığı kaydedildi.
Kriz sadece enerjiyle sınırlı kalmadı. Helyum, fosfat ve alüminyum gibi stratejik emtialarda da tedarik zinciri aksaklıkları yaşandığı belirtilirken, Körfez bölgesindeki uçuş sorunlarının turizm sektörünü de olumsuz etkilediği aktarıldı.
Artan belirsizlik ortamında yatırımcı davranışlarının değiştiğine işaret edilen açıklamada, piyasalardaki oynaklığın gelişmekte olan ülkelerde para birimlerini zayıflattığı ve merkez bankalarını daha sıkı para politikalarına yönelttiği ifade edildi. Bu durumun ise küresel büyüme üzerinde baskı oluşturabileceği vurgulandı.
Kurulan koordinasyon grubunun; enerji fiyatları, ticaret akışları, enflasyon eğilimleri ve tedarik zinciri sorunlarını yakından takip edeceği belirtildi. Ayrıca ülkeler bazında etkilerin analiz edilmesi, politika önerilerinin geliştirilmesi ve gerekli finansal destek mekanizmalarının devreye alınması hedefleniyor.
Yeni yapının, özellikle yüksek borç yükü altında bulunan ve krizden daha fazla etkilenen ülkeler için kritik bir destek mekanizması olması bekleniyor. Grup ayrıca diğer uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde çalışarak küresel ekonomik istikrarın korunmasına katkı sağlayacak.
Yetkililer, bu girişimin enerji güvenliğini artırmayı, ekonomik toparlanmayı desteklemeyi ve uzun vadede sürdürülebilir büyümeyi güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor.








